|  |  | |  | |  Eğer birini öldüreceksen, ateş et! Konuşma!!! (Tuco, İyi Kötü ve Çirkin)
Yaşamın değerinin olmadığı yerde ölümün değeri vardır. Senin ölün bana 5000$ kazandıracak. Dıkşınnnn! | |  | |  |
    | |  | | | The X-Files : I Want To Believe | Hiçbir bölümünü kaçırmadan izlemiş bir X-Files hayranı olarak hemen indirip izledim The X-Files : I Want To Believe filmini. Ve tam bir düş kırıklığı yaşadım. Normal olarak uzaylılar üzerine kurulu olan dizinin filminde konuyu uzaylılar ekseninden çıkarıp normal polisiye bir film haline getirmişler. Sadece içine bir tane medyum katıp filmi ilginç hale getirmeye çalışmışlar. Filmin tek güzel yanı Mulder ile Sculy arasında ki sözsüz aşklarının dile getirilir hale gelmesi olmuş.
Size tavsiyem; boşverin izlemeyin, boşa zaman kaybetmeyin. Film bir X-Files devamı değil, normal polisiye bir film. Oda gayet sıkıcı bir polisiye. Tek farkı işin içinde Mulder ile Sculy var o kadar. Zaten katilde bahçıvan. :))
| 05.09.2008 10:17 maksu | Bir yorum var |
| |  | |  |
  | |  | | | Google yumurtladı | Google şunu yapacak, bunu yapacak, işletim sistemi yapacak, dünyayı ele geçirecek derken en sonunda hain emellerinin ilk meyvesi olan Google Chrome'u yumurtladı. Google'a girince arama kutusunun hemen altında indirmeye sunulmuş durumda. İndirdim denedim, tüm google ürünleri gibi sade ve kullanışlı olmuş, kendilerini tebrik ediyorum. Yalnız normal programlar gibi program files klasörüne kurulmuyor ne hikmetse. Kullanıcının Application Data klasörüne kuruluyor. Keşfetmeye devam ediyorum kendisini.
Siberkültürde güzel bir inceleme yayınlanmış, okuyabilirsiniz.
 | 03.09.2008 14:54 maksu | Altı yorum var |
| |  | |  |
  | |  | | | Hoşgeldin ya şehr-i Ramazan | Rabbimize çok şükür ki, bizi bir ramazana daha ulaştırdı. Orucuyla, sahuruyla, iftarıyla, teravihi ile onbir ayın sultanı evlerimizin baş köşesinde yerini aldı. Ramazan ayını çok seviyorum, çünkü o zaman gerçekten müslüman bir ülkede yaşadığımı hissediyorum.
Tüm islam alemine hayırlı olsun. | 01.09.2008 01:00 maksu | Bir yorum var |
| |  | |  |
  | |  | | | Mini mini bir kuş | Minik Notebooklara isim aradılar aradılar en sonunda Netbook demeye karar verdiler. Bu isim gayri resmi bir şekilde kullanılsa da dün hepsiburada.com 'un bilgisayar kategorisinde Netbook terimini görünce artık iyice yerleşmeye başladığını gördüm. Hatta dizüstüler sınıfına bile sokmayıp ayrı bir kategori olarak değerlendirmişler.
Şu sıralar Casper Minibook veya MSI Windbook aklımı çelmeye çalışıyorlar. Asus Eee PC'yi çok sevmiştim. Ama hem ekranı küçük, hem klavye kullanışsız, hemde depolama alanı yetersiz olunca çabuk vazgeçmiştim. 900 Modeli de ekran dışında bir iyileştirme getirmediği için artık Eee Pc benim için seçenekler arasından çıktı.
Şu sıralar 10,6 '' Fujitsu-Siemens'imle mutlu mesut yaşıyorum, ancak geçen gün Ankarada Teknosada gördüğüm 11,1 '' Sony Vaio'a aşık oldum. Az daha alıyordum, ama son anda vazgeçtim. Önce elimdekini satmam lazım. Gittigidiyor'a koydum, bakalım müşteri çıkacak mı? | 28.08.2008 13:54 maksu | Sekiz yorum var |
| |  | |  |
  | |  | | | Bir çare | Yaz geldi geleli şu sivrisinek denen hayvanattan çektiğimi hiçbirşeyden çekmedim. Bir tarafımdan akan terler bile beni bu kadar bunaltmamıştı. Kendilerine hiçbir şey fayda etmiyor kaba kuvvet dışında. Yada gazete kuvveti dışında diyeyim. Ne raid ne detan, ne likit ne tablet ne sinek kovucu sprey. Kendim birşey değil, çocuğu yiyip duruyorlar. Her sabah kalkıyor, her tarafı şişmiş kızarmış bir halde yavrumun. Namussuzlar asker olsa onlarla savaşan kesin savaşı kaybederdi, çünkü bu kadar iyi saklanan başkasını görmedim. Öldür öldür bitmiyorlar. Onlar yüzünden bu havalarda kapı pencere kapalı yatıyoruz, piştik mahvolduk.
Bir çaresini bilen varsa el aman. | 28.08.2008 00:37 maksu | Bir yorum var |
| |  | |  |
  | |  | | | Hayata bakış açısı | Keşke hayata sürekli böyle bakabilseydim. Olay yeri : Kümbet Yaylası Olay saati : 14:00 civarı Olay günü : Cumartesi Tebrik etmek gerekir ki hamak beni taşıma konusunda ciddi gayret gösterdi.  Keşke hayata sürekli böyle bakabilseydim. Olay yeri : Kümbet Yaylası Olay saati : 14:00 civarı Olay günü : Cumartesi Tebrik etmek gerekir ki hamak beni taşıma konusunda ciddi gayret gösterdi. Vahşi bakışlı futbolcumuz topa vurmadan önce onu süzerken Göbek bölgemde photoshop ile azıcık oynama yapmam gerekti. I love you history brush tool
Ayrıca böyle karizmatik ve yakışıklı birine kız vermeyen Trabzonlular utansın. Duruşuna kızlar gidişine yollar hasta oğlumun. Siz verseniz de biz almıyoruz artık. Tüm kontenjanlar doldu zaten, ayakta yolcu alamıyoruz. Sizin kızı sadece seçenekler arasına dahil ettiydik.
| 26.08.2008 15:26 maksu | Yedi yorum var |
| |  | |  |
  | |  | | | Haberturk felan | Bu gece şöyle bir haber okudum. Haberden daha çok yorumlar ilgimi ve dikkatimi çekti. İsimsiz yorum yazmanın zevki ile gençler, yaşlılar amcalar feryad figan etmiş.
Haber'e bir şey demiyorum, yorumlara güldüm. Hatta haddimi felan aştım acıdım. Haber'e doktor bey yorum yapar artık, gerekliliği konusunda karar o'nundur :) | 24.08.2008 02:47 izon | Henüz yorumlanmadı |
| |  | |  |
  | |  | | | İstanbul Gezisi | Geçen hafta İstanbul'a hanımla beraber gittik. O da ben de ilk kez İstanbul’u gördük. Gece saat 24:00 da Konyadan otobüse bindik. Otobüsün eskiliğinden rahatsız bir yolculuğun ardından sabah saat 08:30 gibi Dudullu'da otobüsten indik. Oradan servisle Harem otogarına geçtik. Sirkeci feribotu ile Eminönü’ne geçtik. Sabah sabah deniz havası güzel oluyor. Tam bu feribotun gittiği hat üzerine tünel yapılıyormuş, feribot bu sebeple geniş bir yay çizerek Eminönü’ne gitti.  Geçen hafta İstanbul'a hanımla beraber gittik. O da ben de ilk kez İstanbul’u gördük.
Gece saat 24:00 da Konyadan otobüse bindik. Otobüsün eskiliğinden rahatsız bir yolculuğun ardından sabah saat 08:30 gibi Dudullu'da otobüsten indik. Oradan servisle Harem otogarına geçtik. Sirkeci feribotu ile Eminönü’ne geçtik. Sabah sabah deniz havası güzel oluyor. Tam bu feribotun gittiği hat üzerine tünel yapılıyormuş, feribot bu sebeple geniş bir yay çizerek Eminönü’ne gitti.
Eminönü’nde tramvay yolunu izleyerek Sultanahmet Camiine doğru gittik. Bir yoldan hem tramvay hem arabalar hem de insanlar gidiyor, akıl işi değil. Konyalılara kalsa hepsine ayrı yol yaparlar.
Sultanahmet Camiine yakın benim biraderin işyeri. Eşyaları oraya bıraktık, sabah çayını içtik.
İlk gün; İlk olarak Sultanahmet Camiine gittik. Mükemmel bir yapı, ama bakımsız gibi geldi bana, daha çok özen gösterilmeli. Her milletten insan var içinde. İbadete de açık tabii. Namaz kılan insanlar da vardı, namaz vakti olmamasına rağmen. Tabii bu camiyi görünce insanın secde edesi geliyor.
Ardından Ayasofya’ya gittik. İnsanların ta o zamanlar böyle binalar yapabilmiş olması hayret verici. Hele rampalardan döne döne üst kata çıkarken, sanki önceleri papazlarla sonra Fatih Mehmet Han ile yürüyor gibi hissediyor insan. Müthiş bir kubbe. Atalarımız hiçbir şeye zarar vermemiş. Bizanslı Hıristiyanların çizdiği resimleri harap etmemişler. Hıristiyan turistler dua ediyor, dilek diliyor, kapılara el sürüyorlar. Bir sütunda bulunan deliğe başparmaklarını sokup ellerini 360 derece çeviriyorlar, bu bir dilek dileme şekliymiş.
İlk gün Topkapı sarayına da gittik. Ama kapalıydı. Oradan Gülhane parkına gidelim dedik, yol üzerinde Etnografya Müzesine rastladık. Burayı gezmek çok vakit istiyor, çok geniş ve yorucu. Günü orada bitirdik. Oradan Gülhane parkına geçtik, dinlendik.
İkinci gün; Biraderin evinden direk Topkapı sarayına gittik. Mehter bölüğü karşılıyor insanları. Yabancıların çok ilgisini çekiyor. Ben de askerde acemi iken mehter bölüğüne katılmıştım, o günler geldi aklıma. Saray gez gez bitmiyor, özelikle İranlıların ve Arapların çok ilgisini çekiyor. Sabah kahvaltı etmemiştik çok acıktık. Sarayın içinde bulunan ve boğaza bakan Konyalı restoranda yemek yiyelim dedik, aşırı pahalı ama insan ömründe kaç kere oraya gider ki? Yemeğimizi yedik, Topkapı Sarayı Müdürü İlber ORTAYLI iki masa arkamızdaydı. İki çift laf edeyim dedim ama başı kalabalıktı.
Karnımız doyunca keyfimiz yerine geldi. Eminönü’nden çıkıp iki boğaz köprüsünün altından geçerek boğaz gezisi yaptıran ve yine Eminönü’ne dönen tur gemileri var. Daha ucuz ve daha temiz gibi göründüğü için Belediyeye ait olana bindik. İstanbul’un en güzel yanı bu bence. Akşam Ortaköy’e köprünün hemen ayağının dibine gittik. Işıl ışıl köprü. Geç döndük.
Üçüncü gün; O gün İran reis-i cumhuru Ahmedinecat gelmiş, çoğu yol kapalıydı. Eyüp Sultana gidemedik. Hanımla beraber yürüye yürüye yeni Galata köprüsünü geçip tünelden Taksime çıktık. Bir hengâme ki sormayın. Her milletten insan var. Orada yol üzerinde bir kiliseye girdik, ismi aklıma gelmedi şimdi. Müslüman olduğumuz çok belli olduğundan birkaç aksi bakışla karşılaşsak da önemsemedim. Ne de olsa memleket bizim.
İstiklal caddesinden aşağıya yürürken bir de baktım Galata kulesine gelmişiz. Gezmek istedim ama müze kart geçmiyormuş. Bu duruma kızdım, girmedik. Yürüye yürüye çarşı pazar geze geze aşağıya indik.
Bilader işten çıkıp yanımıza gelince vapurla Üsküdar’a geçtik. Akşam yemeğini yedik. Kız kulesine doğru yürüdük. Deniz kıyısında epeyce oturduk. Harem otogarından biletlerimizi aldık. 10:45 de Konyaya doğru yola çıktık. Sabah 7:45 gibi babam aldı otogardan, Konyaya döndüğüm için şükrettim.
Görüşlerim; İstanbul dökülüyor. Çok bakımsız bir şehir. Daha iyisini hak ediyor bence. Umarım "adrese dayalı nüfus sayımı sistemi" sayesinde Belediye gelirleri artar ve daha iyi bakım görür.
Konya ila karşılaştırmak değil ama, benim gibi geniş caddeleri, temiz sokakları olan düzenli bir şehre alışkın insanlar için İstanbul yalnızca gezmek için bir yer olarak kalmalıdır.
Yoruldum, detayları yorumlara yazarım. | 22.08.2008 10:09 ufukyayla | Altı yorum var |
| |  | |  |
  | |  | | | Pronected | "Türkiye’nin ilk uluslararası business networking platformu Pronected, iş dünyasının nitelikli ve yetkin profesyonellerini bir araya getiriyor. Profesyonellerin deneyimlerini, başarı hikâyelerini, kariyer hedeflerini ve iş ilişkilerini paylaştıkları business networking platformları içerisinde nitelikli üyeleri, gelişmiş teknolojik altyapısı ve kolay kullanılan ara yüzü ile ön plana çıkıyor. http://www.pronected.com "
Demiş Pronected'in Genel Müdür Hakan Kadir Erdemir. Biz de cember.net'in boşluğunu kapatabilecek bu siteye hoş geldin diyoruz. Pronected hakkında bir yazı yazacağım, projenin içinde olmasamda bir çok aşamasına tanıklık ettim. Bunun için yazılım geliştirmenlerine ve yöneticilerine kulak küpesi hediye etmek istiyorum :) | 18.08.2008 15:49 izon | Bir yorum var |
| |  | |  |
 |